Geçen yılın bu zamanlarında ciddi bir tasarım tükenmişliği yaşadım. Sabah uyandığımda tuvali açmamak için bahane arayan, sevdiğim küçük projelere bile dokunamayan biri oldum. Buradan çıkış yolu tek bir sihirli karar değildi, üst üste binen küçük değişikliklerdi. Belki birine işe yarar diye yazıyorum. İlk fark ettiğim şey, her gün “üretmek zorundayım” baskısının altında ezildiğimdi. Sosyal akışları açıp başkalarının portföylerini görünce kendi son işime bakmaya bile cesaret edemiyordum. İlk adımım, popüler portföy platformlarındaki akışları bir ay boyunca tamamen kapatmak oldu. Bu basit kararın etkisi inanılmazdı, kendi tonumu duymaya başladım. İkinci adımım, gün içindeki tasarım süresini bilinçli olarak daraltmaktı. Eskiden “sekiz saat masa başında olmalıyım” diye düşünürdüm. Bunu üç saatlik yoğun blok ve iki saatlik düzenleme bloğu olarak yeniden böldüm. Üretim süresi azaldı, çıkan iş kalitesi artmadı bile, %20 dolayında iyileşti. Üçüncü adım, tasarım dışı bir el işiyle ilgilenmekti. Önemsiz bulduğum bir hobi, görsel düşünme kasımı dinlendirdi. Konunun ne olduğunun önemi yok, tasarımla ilgisiz, ölçülebilir hedef gütmeyen bir uğraş işe yarıyor. Dördüncü adım, kendi işimi sosyal değil mesleki bir gözle değerlendirmekti. Bir mentor arkadaşımla iki haftada bir yarım saatlik küçük geri bildirim seansı kurduk. Konunun hayranlık değil, belirli bir bileşenin neden işe yaramadığı olması, beni motivasyona değil kararlara odakladı. Beşinci adım, çalışma alanımı baştan kurmaktı. Masamı temizledim, ışığı değiştirdim, kullanmadığım fiziksel notları kaldırdım. Beyin için aynı şey: aklımdaki tamamlanmamış projeler listesini yazıya döktüm, %60'ını silebildim. Geri kalanı küçük adımlara böldüm. Son adım, sosyal kıyaslama yerine kişisel ölçü koymaktı. Her hafta sonu sadece kendime “bu hafta neyi denedim” diye sordum. Cevap bazen küçüktü, ama varlığı yeterliydi. Üç ay sonra eski enerjimin büyük kısmı geri geldi. Bu yolun kestirmesi yok, ama küçük adımlar üst üste binince çıkış kapısı açılıyor. Sizin tükenmişlikten çıkışınız nasıl oldu, neyi denediniz?