Son zamanlarda farklı yerlerden gelen tasarımların birbirine fazla benzediği hissi giderek artıyor. Aynı tipografik tercihler, aynı kart düzenleri, aynı pastel paletler, aynı yumuşatılmış köşeler. Bu duygunun gerçek mi yoksa algı yanılsaması mı olduğunu tartışmak istiyorum. Birinci ihtimal: gerçekten özgünlük azalıyor. Tasarım sistemleri, hazır bileşen kütüphaneleri, popüler portföy platformlarındaki keşif algoritmaları, hepsi aynı estetiği farklı projelere taşıyabilir. AI destekli görsel üretim de bu eğilimi hızlandırıyor olabilir. Eğer bu doğruysa kısa vadede verimlilik kazansak da uzun vadede sektör estetiği bir yamulma yaşıyor demektir. İkinci ihtimal: özgünlük yerinde duruyor ama biz hep aynı yerlere bakıyoruz. Belirli birkaç platformun keşif sayfası aynı ekosistemin işlerini öne çıkarıyor. Aslında farklı disiplinlerden, farklı bölgelerden, farklı küçük topluluklardan çok özgün işler üretiliyor olabilir ama bizim radarımıza girmiyor. Üçüncü ihtimal: özgünlük tanımımız değişti. Belki on yıl önce özgün dediğimiz şey görsel sürpriz iken, bugün özgünlük daha çok problem çözme yaklaşımında ortaya çıkıyor. Görsel olarak benzer ama altında çok farklı problem çerçeveleri olan işler olabilir. Kendi tahminim bu üç ihtimalin bir karışımı, ama oranı bilmiyorum. Bu yüzden tartışmaya açıyorum. Merak ettiklerim: Sizce son üç yılda özgünlük gerçekten azaldı mı, ölçtüğünüz nesnel bir kriter var mı? Tasarım sisteminin yaygınlaşması özgünlüğü engellemiş mi, yoksa orta seviye işleri yukarı taşıyıp tavanı sabitlemiş mi? Hangi alt disiplinde özgünlük hâlâ canlı görünüyor sizce? Görüşlerinizi merak ediyorum.