Klasik biyoloji tarihinde Lamarck genellikle 'aşılan teori' rolünde anılıyor ve Darwin'in doğal seçilim çerçevesi standart kabul ediliyor. Ama son yıllarda epigenetik literatürün genişlemesiyle birlikte Lamarckçı düşüncenin bazı motiflerinin geri döndüğünü görüyorum. Bu nedenle iki çerçeveyi mekanizma düzeyinde karşılaştırıp tartışmak istiyorum. Lamarckçı çerçevenin temel iki ilkesi vardı: kullanım/kullanılmama prensibi ve kazanılan özelliklerin kalıtımı. Klasik örnek zürafanın boynunun nesiller boyunca uzanmasıyla uzaması. Bu tablo, soma ile germline arasında bilgi akışı olduğunu varsayıyor. Modern moleküler biyoloji çerçevesinde bu akış doğrudan DNA dizisi düzeyinde mümkün değil, çünkü germline geri çevrilebilir bir bilgi alma kanalına sahip değil. Darwincilik ise rastlantısal varyasyon ile farklı üreme başarısı üzerinden ilerliyor. Modern Sentez bu çerçeveyi Mendel genetiği ile birleştirip popülasyon genetiğine oturttu. Doğal seçilim, gen sürüklenmesi, mutasyon ve göç olmak üzere dört evrimsel güç tanımlandı. Mekanistik tutarlılık açısından bu çerçeve son derece güçlü. Fosil kaydından moleküler filogeniye, deneysel evrimden popülasyon dinamiğine kadar pek çok kanıt türü ile uyumlu. Peki epigenetik miras Lamarck'a haklılık kazandırıyor mu? Burada dikkatli olmak gerek. Memelilerde transgenerasyonel epigenetik kalıtım vakaları var (özellikle DNA metilasyon paternleri ve bazı küçük RNA aracılı mekanizmalar), ama bunların evrimsel zaman ölçeğinde adaptasyon yaratıp yaratmadığı tartışmalı. Çoğu epigenetik işaret birkaç nesil içinde silinip yeniden kurulabiliyor. Adaptif evrim için kalıcı, seçilebilir varyasyon gerek; geçici epigenetik durumlar bu eşiği zor karşılıyor. Kendi okumalarımda şu noktaya geliyorum: Lamarck'ın 'doğru' olduğunu söylemek aşırı, ama 'tamamen yanlış' demek de eksik. Bilim tarihindeki rolü, evrimin nesiller arası bir süreç olduğunu kavramsallaştırması açısından önemli. Mekanizma önerisi yanlıştı, çerçeve sorusu yerindeydi. Darwincilik mekanizmanın doğru çekirdeğini sağladı, ama mirasın çeşitli formları (genetik, epigenetik, kültürel, niş inşası) modern evrim teorisinin genişlemesine yol açıyor. Sizce 'genişletilmiş evrim sentezi' tartışmaları Lamarckçı motiflerin geri dönüşü mü, yoksa Darwinciliğin doğal bir olgunlaşması mı? Lise ve üniversite müfredatında bu nüans ne kadar anlatılıyor? Öğrencilere evrimin çoklu kalıtım kanalları olabileceğini açıklamak, klasik 'sadece DNA' anlatımına göre daha mı zor, yoksa daha mı sezgisel?