Son dönemde okuduğum makalelerin epey bir kısmı, deneysel veri ile karşılaştırma yapmadan saf hesaplama sonuçları üzerinden mekanizma tartışıyor. Ben kendi araştırmamda DFT ve coupled cluster düzeyinde hesaplar yapıyorum, sonuçların kalitesi seçilen yöntem ve baz setine olağanüstü hassas davranıyor. Bu noktada "hesapladık, sonuç bu" yaklaşımı bana çoğu zaman erken bir kapanış gibi geliyor. Özellikle geçiş hal enerjileri ve aktivasyon bariyerleri söz konusu olduğunda fonksiyonel seçimi 5 kcal/mol seviyesinde sapmalara yol açabiliyor. CCSD(T) extrapolasyonu altın standart kabul ediliyor ama büyük sistemler için maliyeti pratik olmuyor. DLPNO yaklaşımları durumu kısmen iyileştirse de hâlâ kontrol amaçlı bir deney noktasına ihtiyaç duyduğumu hissediyorum. Sadece BSSE ve zero-point düzeltmesi bile sonucu yorumlamayı epey değiştiriyor. Benzer şekilde solvent modeli tarafında implisit ile eksplisit çözücü arasındaki fark organik tepkimelerde mekanizmayı tamamen değiştirebiliyor. Polar protik bir ortamda hidrojen bağı ağı dahil edilmeden alınan sonuçlar literatürde sıkça eleştiriliyor. Yine de uygulamada hız ve kaynak baskısı yüzünden çoğumuz implisit modeli kabulleniyoruz. Merak ettiğim asıl konu, sizin pratiğinizde tamamen tahmin amaçlı hesap kullanırken eşik noktanız ne oluyor? Hangi koşullarda bağımsız bir deneysel doğrulama olmadan yayımlanan bir mekanizma önerisine güvenirsiniz, hangi koşullarda ihtiyatla yaklaşırsınız? Bir de benchmark seti tarafında hangi kümeleri sağlam bulduğunuzu paylaşırsanız kıymetli olur, özellikle organometalik sistemler için referans değerlendirmesi çok ihtiyaç duyduğum bir alan.